{"id":2780,"date":"2024-04-06T16:19:09","date_gmt":"2024-04-06T13:19:09","guid":{"rendered":"http:\/\/www.ogrencifaaliyeti.com\/?p=2780"},"modified":"2024-04-06T16:23:10","modified_gmt":"2024-04-06T13:23:10","slug":"yeni-emperyalist-yapilanma","status":"publish","type":"post","link":"http:\/\/www.ogrencifaaliyeti.com\/index.php\/2024\/04\/06\/yeni-emperyalist-yapilanma\/","title":{"rendered":"\u00d6\u011frenci Faaliyeti \u00c7evirileri | Yeni Emperyalist Yap\u0131lanma &#8211; Samir Amin |"},"content":{"rendered":"\n<p>\u00c7a\u011fda\u015f kapitalizm genelle\u015fmi\u015f tekellerin kapitalizmidir. Bununla kastetti\u011fim, tekellerin art\u0131k tekel olmayan ve dolay\u0131s\u0131yla g\u00f6rece \u00f6zerk olan \u015firketlerden olu\u015fan bir okyanusta adalar (ne kadar \u00f6nemli olsalar da) de\u011fil, b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f bir sistem olu\u015fturduklar\u0131 ve dolay\u0131s\u0131yla art\u0131k t\u00fcm \u00fcretim sistemlerini s\u0131k\u0131 bir \u015fekilde kontrol etmeleridir. K\u00fc\u00e7\u00fck ve orta \u00f6l\u00e7ekli \u015firketler ve hatta kendileri resmi olarak oligopollere ait olmayan b\u00fcy\u00fck \u015firketler bile, yukar\u0131 ve a\u015fa\u011f\u0131 y\u00f6nde tekeller taraf\u0131ndan kurulan kontrol a\u011flar\u0131 i\u00e7ine al\u0131nm\u0131\u015flard\u0131r. Sonu\u00e7 olarak, \u00f6zerklik paylar\u0131 \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde daralm\u0131\u015f bu \u00fcretim birimleri tekellerin ta\u015feronlar\u0131 haline gelmi\u015ftir. Bu genelle\u015ftirilmi\u015f tekeller sistemi, 1980&#8217;ler ve 90&#8217;larda geli\u015fen \u00fc\u00e7l\u00fc \u00fclkelerdeki sermayenin merkezile\u015fmesinde yeni bir a\u015faman\u0131n sonucudur.<\/p>\n\n\n\n<p>Ayn\u0131 zamanda, bu genelle\u015fmi\u015f tekeller d\u00fcnya ekonomisine h\u00fckmeder. K\u00fcreselle\u015fme, d\u00fcnya kapitalizminin \u00e7eperlerinin (\u00fc\u00e7l\u00fc ortaklar\u0131n \u00f6tesindeki t\u00fcm d\u00fcnya) \u00fcretici sistemleri \u00fczerindeki kontrollerini uygulad\u0131klar\u0131 zorunluluklara kendilerinin verdi\u011fi isimdir. Bu, emperyalizmin yeni bir a\u015famas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<\/p>\n\n\n\n<p>Bir sistem olarak, genelle\u015fmi\u015f ve k\u00fcreselle\u015fmi\u015f tekelci kapitalizm, bu tekellerin sermayenin emek s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcnden elde etti\u011fi (k\u00e2ra d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f) art\u0131 de\u011fer kitlesi \u00fczerinden bir tekel rant\u0131 elde etmesini sa\u011flar. Bu tekeller k\u00fcreselle\u015fmi\u015f sistemin \u00e7eperlerinde faaliyet g\u00f6sterdikleri \u00f6l\u00e7\u00fcde, bu tekel rant\u0131 emperyalist bir rant haline gelir. Birbirini izleyen t\u00fcm tarihsel bi\u00e7imlerinde kapitalizmi tan\u0131mlayan sermaye birikim s\u00fcreci, sonu\u00e7 olarak tekelci\/emperyalist rant\u0131n maksimizasyonu taraf\u0131ndan y\u00f6netilir.<\/p>\n\n\n\n<p>Sermaye birikiminin a\u011f\u0131rl\u0131k merkezinin yer de\u011fi\u015ftirmesinin ard\u0131nda, gelirlerin ve servetlerin s\u00fcrekli olarak yo\u011funla\u015fmas\u0131, tekel rantlar\u0131n\u0131n artmas\u0131 ve \u00e7o\u011funlukla oligopol gruplar\u0131 kontrol eden oligar\u015filer (pl\u00fctokrasiler) taraf\u0131ndan, emek gelirleri ve hatta tekelci olmayan sermayenin gelirleri aleyhine ele ge\u00e7irilmesi yatmaktad\u0131r. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k, s\u00fcrekli b\u00fcy\u00fcyen bu dengesizli\u011fin kendisi ekonomik sistemin finansalla\u015fmas\u0131n\u0131n kayna\u011f\u0131d\u0131r. Demek istedi\u011fim, art\u0131\u011f\u0131n giderek b\u00fcy\u00fcyen bir k\u0131sm\u0131n\u0131n art\u0131k \u00fcretici sistemlerin geni\u015fletilmesi ve g\u00fc\u00e7lendirilmesine yat\u0131r\u0131lamayaca\u011f\u0131 ve bu b\u00fcy\u00fcyen art\u0131\u011f\u0131n &#8220;finansal yat\u0131r\u0131m\u0131n\u0131n&#8221; tekeller taraf\u0131ndan kontrol edilen birikimi s\u00fcrd\u00fcrmek i\u00e7in m\u00fcmk\u00fcn olan tek alternatif oldu\u011fudur. E\u015fitsiz gelir (ve servet) da\u011f\u0131l\u0131m\u0131ndaki b\u00fcy\u00fcmeyi vurgulayan bu finansalla\u015fma, beslendi\u011fi artan fazlay\u0131 \u00fcretmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>Finansal yat\u0131r\u0131mlar (daha do\u011frusu finansal spek\u00fclasyon yat\u0131r\u0131mlar\u0131), gayri safi milli has\u0131la b\u00fcy\u00fcme oranlar\u0131yla (ki bu da b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde yanl\u0131\u015ft\u0131r) ya da \u00fcretken sisteme yap\u0131lan yat\u0131r\u0131m oranlar\u0131yla orant\u0131s\u0131z bir \u015fekilde, nefes kesici oranlarda b\u00fcy\u00fcmeye devam etmektedir. Finansal yat\u0131r\u0131mlardaki nefes kesici b\u00fcy\u00fcme, di\u011fer \u015feylerin yan\u0131 s\u0131ra, ba\u015fta devlet bor\u00e7lar\u0131 olmak \u00fczere her t\u00fcrl\u00fc borcun b\u00fcy\u00fcmesini gerektirmektedir. Mevcut h\u00fck\u00fcmetler &#8220;bor\u00e7lar\u0131n azalt\u0131lmas\u0131&#8221; hedefini g\u00fctt\u00fcklerini iddia ettiklerinde, kas\u0131tl\u0131 olarak yalan s\u00f6ylemektedirler. Finansalla\u015fm\u0131\u015f tekellerin stratejisi, tekel rantlar\u0131ndan elde edilen fazlan\u0131n emilmesi i\u00e7in mali a\u00e7\u0131dan cazip bir ara\u00e7 olan bor\u00e7ta b\u00fcy\u00fcmeye ihtiya\u00e7 duyar. S\u00f6ylendi\u011fi gibi &#8220;borcu azaltmak&#8221; i\u00e7in uygulanan kemer s\u0131kma politikalar\u0131, asl\u0131nda istenen sonu\u00e7 olan borcun hacminin artmas\u0131na neden olur.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Pl\u00fctokratlar: \u00c7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015f Kapitalizmin Yeni Y\u00f6netici S\u0131n\u0131f\u0131<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Birikimin mant\u0131\u011f\u0131, sermaye \u00fczerindeki kontrol\u00fcn giderek yo\u011funla\u015fmas\u0131 ve merkezile\u015fmesinde yatmaktad\u0131r. Resmi m\u00fclkiyet da\u011f\u0131n\u0131k olabilir (emeklilik planlar\u0131ndaki hisselerin &#8220;sahipleri&#8221; gibi), oysa bu m\u00fclkiyetin y\u00f6netimi mali sermaye taraf\u0131ndan kontrol edilir.<\/p>\n\n\n\n<p>Sermayenin egemenlik g\u00fcc\u00fcnde \u00f6yle bir merkezile\u015fme d\u00fczeyine ula\u015f\u0131ld\u0131 ki, burjuvazinin \u015fimdiye kadar bilinen varolu\u015f ve \u00f6rg\u00fctlenme bi\u00e7imleri tamamen d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc. Burjuvazi ba\u015flang\u0131\u00e7ta istikrarl\u0131 burjuva ailelerinden olu\u015fuyordu. Bir nesilden di\u011ferine varisler, \u015firketlerinin uzmanla\u015fm\u0131\u015f faaliyetlerini s\u00fcrd\u00fcrd\u00fcler. Burjuvazi uzun vadede kendini in\u015fa etti ve geli\u015ftirdi. Bu istikrar &#8220;burjuva de\u011ferlerine&#8221; olan g\u00fcveni te\u015fvik etti ve bu de\u011ferlerin t\u00fcm toplumdaki etkisini artt\u0131rd\u0131. Burjuvazi b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde egemen s\u0131n\u0131f olarak kabul edildi. Konfor ve zenginlik ayr\u0131cal\u0131klar\u0131na eri\u015fimleri, sunduklar\u0131 hizmetler kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda hak edilmi\u015f g\u00f6r\u00fcl\u00fcyordu. Ayr\u0131ca, bu manip\u00fcle edilmi\u015f kavram\u0131n belirsizlikleri ve s\u0131n\u0131rlamalar\u0131 ne olursa olsun, esas olarak ulusal y\u00f6nelimli, ulusal \u00e7\u0131karlara duyarl\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcyordu. Yeni y\u00f6netici s\u0131n\u0131f bu gelenekten aniden koptu. Baz\u0131lar\u0131 s\u00f6z konusu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc, aktif hissedarlar\u0131n (hatta bazen pop\u00fclist hissedarlar olarak nitelendirilen) m\u00fclkiyet haklar\u0131n\u0131 tamamen yeniden tesis etmesi olarak tan\u0131mlamaktad\u0131r. Bu \u00f6vg\u00fc dolu ve yan\u0131lt\u0131c\u0131 niteleme, de\u011fi\u015fimi me\u015frula\u015ft\u0131rmakta ve d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn en \u00f6nemli y\u00f6n\u00fcn\u00fcn sermayenin kontrol\u00fcndeki yo\u011funla\u015fma derecesi ve buna e\u015flik eden g\u00fcc\u00fcn merkezile\u015fmesi oldu\u011funu g\u00f6zden ka\u00e7\u0131rmaktad\u0131r. Yeni egemen s\u0131n\u0131f, eski burjuvazide oldu\u011fu gibi art\u0131k on binlerle veya milyonlarla ifade edilmemektedir. Dahas\u0131, yeni burjuvazinin b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131, \u00e7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n teknolojik at\u0131l\u0131mlar\u0131na yapt\u0131klar\u0131 katk\u0131lardan \u00e7ok finansal operasyonlar\u0131n\u0131n (\u00f6zellikle borsadaki) ba\u015far\u0131s\u0131yla ortaya \u00e7\u0131kan yeni gelenlerden olu\u015fmu\u015ftur. Bu ki\u015filerin a\u015f\u0131r\u0131 h\u0131zl\u0131 y\u00fckseli\u015fi, y\u00fckseli\u015fleri on y\u0131llar s\u00fcren selefleriyle tam bir tezat olu\u015fturmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Sermayenin yo\u011funla\u015fmas\u0131ndan daha da belirgin olan iktidar\u0131n merkezile\u015fmesi, ekonomik ve siyasi iktidar\u0131n i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mesini peki\u015ftirmektedir. Kapitalizmin &#8220;geleneksel&#8221; ideolojisi, genel olarak m\u00fclkiyetin, \u00f6zellikle de k\u00fc\u00e7\u00fck m\u00fclkiyetin- ger\u00e7ekte orta ya da orta-b\u00fcy\u00fck m\u00fclkiyetin istikrar\u0131yla teknolojik ve sosyal ilerlemeyi sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen erdemlerine vurgu yapm\u0131\u015ft\u0131r. Bunun aksine, yeni ideoloji &#8220;kazananlara&#8221; \u00f6vg\u00fcler ya\u011fd\u0131r\u0131rken, &#8220;kaybedenleri&#8221; ba\u015fka hi\u00e7bir \u015fey d\u00fc\u015f\u00fcnmeksizin hor g\u00f6rmektedir. Burada &#8220;kazanan&#8221; neredeyse her zaman hakl\u0131d\u0131r, kullan\u0131lan ara\u00e7lar yasad\u0131\u015f\u0131 s\u0131n\u0131r\u0131nda veya a\u00e7\u0131k\u00e7a yasad\u0131\u015f\u0131 olsa da ahlaki de\u011ferleri g\u00f6z ard\u0131 etse de.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00c7a\u011fda\u015f kapitalizm, birikim mant\u0131\u011f\u0131n\u0131n zorlamas\u0131yla ahbap-\u00e7avu\u015f kapitalizmine d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. \u0130ngilizcedeki ahbap-\u00e7avu\u015f kapitalizmi terimi sadece &#8220;ekonomistlerin&#8221; (liberalizmin erdemlerine inanan samimi ve inan\u00e7l\u0131 ki\u015filer) daha \u00f6nce k\u0131nad\u0131klar\u0131 G\u00fcneydo\u011fu Asya ve Latin Amerika&#8217;n\u0131n &#8220;az geli\u015fmi\u015f ve yozla\u015fm\u0131\u015f&#8221; bi\u00e7imleri i\u00e7in kullan\u0131lmamal\u0131d\u0131r. Art\u0131k \u00e7a\u011fda\u015f Amerika Birle\u015fik Devletleri ve Avrupa&#8217;daki kapitalizm i\u00e7in de ge\u00e7erlidir. Bu y\u00f6netici s\u0131n\u0131f\u0131n mevcut davran\u0131\u015f\u0131, her ne kadar bu kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma a\u015fa\u011f\u0131lay\u0131c\u0131 ve a\u015f\u0131r\u0131 g\u00f6r\u00fcnse de mafyan\u0131n davran\u0131\u015f\u0131na olduk\u00e7a yak\u0131nd\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00c7a\u011fda\u015f kapitalizmin siyasi sistemi art\u0131k pl\u00fctokratiktir. Bu pl\u00fctokrasi kendini &#8220;d\u00fc\u015f\u00fck yo\u011funluklu demokrasi&#8221; haline gelen temsili demokrasi uygulamas\u0131na uyarlamaktad\u0131r. \u0130stedi\u011finize oy vermekte \u00f6zg\u00fcrs\u00fcn\u00fcz, bunun hi\u00e7bir \u00f6nemi yok \u00e7\u00fcnk\u00fc her \u015feye karar veren kongre ya da parlamento de\u011fil piyasad\u0131r. Bir pl\u00fctokrasi de kendini ba\u015fka yerlerde otokratik y\u00f6netim bi\u00e7imlerine ya da se\u00e7im g\u00fc\u00e7lerine uyarlar.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu de\u011fi\u015fiklikler orta s\u0131n\u0131flar\u0131n stat\u00fcs\u00fcn\u00fc ve k\u00fcresel sistemle b\u00fct\u00fcnle\u015fme bi\u00e7imlerini de\u011fi\u015ftirmi\u015ftir. Bu s\u0131n\u0131flar art\u0131k eskisi gibi k\u00fc\u00e7\u00fck meta \u00fcreticilerinden de\u011fil, \u00fccretli \u00e7al\u0131\u015fanlardan olu\u015fmaktad\u0131r. Bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm, artan bir farkl\u0131la\u015fman\u0131n damgas\u0131n\u0131 vurdu\u011fu orta s\u0131n\u0131flar\u0131n krizi olarak ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r: ayr\u0131cal\u0131kl\u0131lar (y\u00fcksek maa\u015fl\u0131lar) egemen oligopolistik s\u0131n\u0131f\u0131n do\u011frudan temsilcileri haline gelirken, di\u011ferleri yoksulla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Vurguncular: \u00c7eperlerdeki Yeni Egemen S\u0131n\u0131f<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Merkez\/\u00e7eper kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 yeni de\u011fildir. Be\u015f y\u00fczy\u0131l \u00f6ncesinden bu yana kapitalizmin k\u00fcresel yay\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n bir par\u00e7as\u0131 olmu\u015ftur. Sonu\u00e7 olarak ister ba\u011f\u0131ms\u0131z ister s\u00f6m\u00fcrge olsun, \u00e7evre kapitalist \u00fclkelerin yerel y\u00f6netici s\u0131n\u0131flar\u0131 her zaman madun y\u00f6netici s\u0131n\u0131flard\u0131, ancak yine de \u00fclkelerine ba\u011fl\u0131yd\u0131lar ve k\u00fcreselle\u015fmi\u015f kapitalizme dahil olmalar\u0131ndan k\u00e2r elde ediyorlard\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>B\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde kapitalizme\/emperyalizme boyun e\u011fmeden \u00f6nce toplumlar\u0131na h\u00e2kim olanlardan t\u00fcreyen bu s\u0131n\u0131flar aras\u0131nda \u00f6nemli bir \u00e7e\u015fitlilik vard\u0131r. Ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n yeniden kazan\u0131lmas\u0131 genellikle bu eski (i\u015fbirlik\u00e7i) s\u0131n\u0131flar\u0131n yerini, ulusal kurtulu\u015f hareketleriyle olan ili\u015fkileri nedeniyle halk\u0131n g\u00f6z\u00fcnde (ba\u015flang\u0131\u00e7ta) daha me\u015fru olan yeni y\u00f6netici s\u0131n\u0131flar\u0131n -b\u00fcrokrasiler, devlet burjuvazileri- yer almas\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Ancak burada da, ya eski emperyalizmin (1950&#8217;den \u00f6nceki bi\u00e7imler) ya da yeni emperyalizmin (Bandung d\u00f6neminden 1980 civar\u0131na kadar) egemen oldu\u011fu \u00e7eperlerde, yerel egemen s\u0131n\u0131flar g\u00f6r\u00fcn\u00fcr, g\u00f6receli bir istikrardan yararland\u0131lar.<\/p>\n\n\n\n<p>Yeni kolektif emperyalizmin (\u00fc\u00e7l\u00fc) oligopolistik kapitalizminin neden oldu\u011fu kesintiler, t\u00fcm bu eski egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n \u00e7evredeki g\u00fc\u00e7lerini ger\u00e7ekten k\u00f6k\u00fcnden s\u00f6k\u00fcp atm\u0131\u015f ve yerlerine benim vurguncular olarak adland\u0131rd\u0131\u011f\u0131m yeni bir s\u0131n\u0131f getirmi\u015ftir. S\u00f6z konusu vurguncular yarat\u0131c\u0131 giri\u015fimciler de\u011fil, i\u015f adamlar\u0131d\u0131r. Servetlerini, ister emperyalist devletlerin (\u00f6zellikle CIA) temsilcileri ister oligopoller olsun, yerle\u015fik h\u00fck\u00fcmet ve sistemin yabanc\u0131 efendileriyle olan ba\u011flant\u0131lar\u0131ndan elde ederler. Ger\u00e7ek bir siyasi ranttan yararlanan iyi maa\u015fl\u0131 arac\u0131lar olarak hareket ederler. Biriktirdikleri servetin b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131n\u0131n kayna\u011f\u0131 budur. Vurguncular art\u0131k hi\u00e7bir ahlaki ve ulusal de\u011fere ba\u011fl\u0131 de\u011fildir. Egemen merkezlerdeki alter-ego&#8217;lar\u0131n\u0131n bir karikat\u00fcr\u00fc olarak, bireyin s\u00f6zde y\u00fcceltilmesinin arkas\u0131nda duran bir a\u00e7g\u00f6zl\u00fcl\u00fckle &#8220;ba\u015far\u0131dan&#8221;, para biriktirmekten ba\u015fka bir \u015feyle ilgilenmezler. Mafyavari, hatta yasa d\u0131\u015f\u0131 davran\u0131\u015flar asla uzakta de\u011fildir.<\/p>\n\n\n\n<p>Yeni vurguncular s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n olu\u015fumu, \u00e7a\u011fda\u015f G\u00fcney&#8217;in yayg\u0131n karakteristi\u011fi olan l\u00fcmpen kalk\u0131nma bi\u00e7imlerinin geli\u015fiminden ayr\u0131lamaz. Ancak egemen blo\u011fun ana eksenini bu s\u0131n\u0131f sadece &#8220;y\u00fckselmeyen&#8221; \u00fclkelerde olu\u015fturmaktad\u0131r. &#8220;Y\u00fckselen&#8221; \u00fclkelerde h\u00e2kim blok farkl\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Ezilen S\u0131n\u0131flar: Genelle\u015fmi\u015f Ama Segmentle\u015fmi\u015f Bir Proletarya<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Karl Marx, proleteri (emek g\u00fcc\u00fcn\u00fc sermayeye satmak zorunda kalan insan) titizlikle tan\u0131mlam\u0131\u015f ve bu sat\u0131\u015f\u0131n ko\u015fullar\u0131n\u0131n (Marx&#8217;\u0131n terimleriyle &#8220;resmi&#8221; ya da &#8220;ger\u00e7ek&#8221;) her zaman farkl\u0131 oldu\u011funu kabul etmi\u015ftir. Proletaryan\u0131n b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015fl\u00fc\u011f\u00fc yeni bir olgu de\u011fildir. Bu tan\u0131m, on dokuzuncu y\u00fczy\u0131lda yeni imalat sekt\u00f6r\u00fcndeki i\u015f\u00e7iler ya da daha iyi bir \u00f6rnek olarak yirminci y\u00fczy\u0131ldaki Fordist fabrikalar gibi s\u0131n\u0131f\u0131n baz\u0131 kesimleri i\u00e7in daha do\u011fruydu. \u0130\u015fyerine odaklanmak ortak m\u00fccadelelerde dayan\u0131\u015fmay\u0131 ve siyasi bilincin olgunla\u015fmas\u0131n\u0131 kolayla\u015ft\u0131rd\u0131, ancak baz\u0131 tarihsel Marksizmlerde i\u015f\u00e7icili\u011fi de te\u015fvik etti. Sermayenin modern teknolojilerin sundu\u011fu olanaklar\u0131, ta\u015feronla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f ya da yerelle\u015ftirilmi\u015f \u00fcretimin kontrol\u00fcn\u00fc kaybetmeden uygulama stratejisinden kaynaklanan \u00fcretimin par\u00e7alanmas\u0131, dayan\u0131\u015fmay\u0131 zay\u0131flatmakta ve \u00e7\u0131karlar\u0131n alg\u0131lanmas\u0131ndaki \u00e7e\u015fitlili\u011fi g\u00fc\u00e7lendirmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>B\u00f6ylece proletarya tam da daha yayg\u0131n hale geldi\u011fi anda ortadan kalk\u0131yor gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. K\u00fc\u00e7\u00fck, \u00f6zerk \u00fcretim bi\u00e7imleri ve milyonlarca k\u00f6yl\u00fc, zanaatk\u00e2r ve t\u00fcccar yok olur ve yerlerini ta\u015feron i\u015f\u00e7ili\u011fi, ma\u011faza zincirleri vb. al\u0131r. Hem maddi hem de maddi olmayan \u00fcretimde \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n y\u00fczde doksan\u0131 resmi anlamda \u00fccretli i\u015f\u00e7i haline gelmi\u015ftir. \u00dccretlerdeki \u00e7e\u015fitlenmeden baz\u0131 sonu\u00e7lar \u00e7\u0131kard\u0131m. Gerekli nitelikler i\u00e7in e\u011fitim maliyetleriyle orant\u0131l\u0131 olmak bir yana, bu \u00e7e\u015fitlilik a\u015f\u0131r\u0131 derecede vurgulanmaktad\u0131r. Yine de bu durum dayan\u0131\u015fma duygusunun yeniden do\u011fmas\u0131n\u0131 engellememi\u015ftir. \u0130\u015fgal hareketleri &#8220;Biz, y\u00fczde 99&#8217;uz&#8221; der, bu ikiz ger\u00e7eklik- sermayenin herkesi s\u00f6m\u00fcrmesi ve bu s\u00f6m\u00fcr\u00fcn\u00fcn farkl\u0131 bi\u00e7imleri ve \u015fiddeti- &#8220;insanlar aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkileri&#8221; g\u00f6rmezden gelemeyen ama yine de hedeflerin yak\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131na do\u011fru ilerlemekten vazge\u00e7emeyen sol i\u00e7in bir meydan okumad\u0131r. Bu da yeni genelle\u015fmi\u015f proletaryan\u0131n \u00f6rg\u00fctlenme ve eylem bi\u00e7imlerinde \u00e7e\u015fitlilik anlam\u0131na gelmektedir. &#8220;Hareket&#8221; ideolojisi bu zorluklar\u0131 g\u00f6rmezden gelmektedir. Sald\u0131r\u0131ya ge\u00e7mek, stratejik hedeflerin birli\u011fi hakk\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnebilen merkezlerin ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak yeniden in\u015fas\u0131n\u0131 gerektirir.<\/p>\n\n\n\n<p>Yeni ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f olsun ya da olmas\u0131n, \u00e7evre \u00fclkelerdeki genelle\u015fmi\u015f proletarya imaj\u0131 en az d\u00f6rt a\u00e7\u0131dan farkl\u0131d\u0131r: (1) geli\u015fmekte olan \u00fclkelerde g\u00f6r\u00fclebilen &#8220;i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n&#8221; ilerlemesi; (2) yine de kapitalist pazara giderek daha fazla entegre olan ve sonu\u00e7 olarak dolayl\u0131 da olsa sermaye taraf\u0131ndan s\u00f6m\u00fcr\u00fclen geni\u015f bir k\u00f6yl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmesi; (3) l\u00fcmpen geli\u015fmeden kaynaklanan &#8220;hayatta kalma&#8221; faaliyetlerinin son derece h\u0131zl\u0131 b\u00fcy\u00fcmesi; ve (4) orta s\u0131n\u0131flar\u0131n geni\u015f kesimlerinin b\u00fcy\u00fcmeden m\u00fcnhas\u0131ran yararlananlar olmalar\u0131na ra\u011fmen muhafazakar konumlar\u0131. Bu ko\u015fullarda radikal solun \u00f6n\u00fcndeki zorluk, \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Enternasyonal&#8217;den t\u00fcretilen terimleri kullan\u0131rsak &#8220;k\u00f6yl\u00fcleri ve i\u015f\u00e7ileri birle\u015ftirmek&#8221;, i\u015f\u00e7ileri (s\u00f6zde enformel olanlar dahil), ele\u015ftirel ayd\u0131nlar\u0131 ve orta s\u0131n\u0131flar\u0131 anti-komprador bir cephede birle\u015ftirmektir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Siyasi Hakimiyetin Yeni Bi\u00e7imleri<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Sistemin ekonomik temelinde ve ona e\u015flik eden s\u0131n\u0131f yap\u0131lar\u0131nda meydana gelen d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler, g\u00fcc\u00fcn uygulanma ko\u015fullar\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirmi\u015ftir. Siyasi hakimiyet art\u0131k yeni tarz bir &#8220;siyasi s\u0131n\u0131f&#8221; ve yaln\u0131zca genelle\u015fmi\u015f tekelciliklerin soyut kapitalizmine hizmet etmeye adanm\u0131\u015f bir medya rahipli\u011fi arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ifade edilmektedir. &#8220;Kral olarak birey&#8221; ideolojisi ve d\u00fcnyay\u0131 d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek, hatta &#8220;hayat\u0131 de\u011fi\u015ftirmek&#8221;(!) isteyen &#8220;hareket&#8221; yan\u0131lsamalar\u0131 -i\u015f\u00e7ilerin ve halklar\u0131n iktidar\u0131 ele ge\u00e7irmesi sorununu ortaya koymaks\u0131z\u0131n- sermayenin yeni iktidar uygulama y\u00f6ntemlerini peki\u015ftirmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu \u00e7eperlerde, l\u00fcmpen kalk\u0131nma iktidar\u0131n kullan\u0131m\u0131n\u0131 komprador bir devlet ve vurguncular s\u0131n\u0131f\u0131yla s\u0131n\u0131rlad\u0131\u011f\u0131nda son derece karikat\u00fcrize bir bi\u00e7im elde edilir. Buna kar\u015f\u0131n, geli\u015fmekte olan \u00fclkelerde, me\u015fruiyetini uygulanan politikalar\u0131n ekonomik ba\u015far\u0131s\u0131ndan alan farkl\u0131 t\u00fcrden toplumsal bloklar ger\u00e7ek iktidar\u0131 kullanmaktad\u0131r. &#8220;K\u00fcreselle\u015fmi\u015f kapitalizmde ve kapitalist ara\u00e7larla&#8221; ortaya \u00e7\u0131kman\u0131n merkezlere yeti\u015fmeyi m\u00fcmk\u00fcn k\u0131laca\u011f\u0131 yan\u0131lsamas\u0131, bu ba\u011flamda m\u00fcmk\u00fcn olan\u0131n s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131klar\u0131 ve buna e\u015flik eden sosyal ve siyasi \u00e7at\u0131\u015fmalarla birlikte, ya en iyiye (sosyalizm y\u00f6n\u00fcnde) ya da en k\u00f6t\u00fcye (ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131k ve yeniden kompradorla\u015fma) do\u011fru ilerleyebilecek farkl\u0131 olas\u0131 geli\u015fmelere kap\u0131 a\u00e7maktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>\u00c7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015f Kapitalizm ve Burjuva Uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n Sonu<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Burada tan\u0131mlanan yeni egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n \u00f6zellikleri konjonkt\u00fcrel olgular de\u011fildir. Bunlar, \u00e7a\u011fda\u015f kapitalizmin operasyonel gerekliliklerine tam olarak kar\u015f\u0131l\u0131k gelmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>Burjuva uygarl\u0131\u011f\u0131 -her uygarl\u0131k gibi- ekonomik sistemin yeniden \u00fcretim mant\u0131\u011f\u0131na indirgenemez. \u0130deolojik ve ahlaki bir bile\u015fen i\u00e7erir: bireysel inisiyatife \u00f6vg\u00fc, elbette, ama ayn\u0131 zamanda d\u00fcr\u00fcstl\u00fck ve yasalara sayg\u0131, hatta en az\u0131ndan ulusal d\u00fczeyde ifade edilen halkla dayan\u0131\u015fma. Bu de\u011fer sistemi, bir b\u00fct\u00fcn olarak toplumsal yeniden \u00fcretime belirli bir istikrar sa\u011flam\u0131\u015f ve onun hizmetindeki siyasi temsiller d\u00fcnyas\u0131na damgas\u0131n\u0131 vurmu\u015ftur.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu de\u011fer sistemi yok olmakta, onun yerini hi\u00e7bir de\u011feri olmayan bir sistem almaktad\u0131r. Cehalet ve baya\u011f\u0131l\u0131k, &#8220;egemenlerin&#8221; d\u00fcnyas\u0131nda giderek artan bir \u00e7o\u011funlu\u011fu karakterize etmektedir. Bu t\u00fcrden dramatik bir de\u011fi\u015fim bir uygarl\u0131\u011f\u0131n sonunu m\u00fcjdeler, di\u011fer \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f d\u00f6nemlerinde a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fclebilen \u015feyleri yeniden \u00fcretir. T\u00fcm bu nedenlerden \u00f6t\u00fcr\u00fc, \u00e7a\u011fda\u015f oligopolistik kapitalizmin, g\u00f6r\u00fcn\u00fcrdeki anl\u0131k ba\u015far\u0131lar\u0131 ne olursa olsun, yeni bir barbarl\u0131\u011fa giden yolda tamamen emildi\u011fi i\u00e7in, art\u0131k kesin bir \u015fekilde \u00e7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015f olarak tan\u0131mlanmas\u0131 gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. (Burada otuz y\u0131ldan daha eski olan &#8220;Devrim mi \u00c7\u00f6k\u00fc\u015f m\u00fc?&#8221; adl\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmama at\u0131fta bulunuyorum.)<\/p>\n\n\n\n<p>&#8220;K\u00fcreselle\u015fmi\u015f&#8221; (emperyalist) ve finansalla\u015fm\u0131\u015f, genelle\u015fmi\u015f tekelci kapitalizm sistemi g\u00f6zlerimizin \u00f6n\u00fcnde \u00e7\u00f6k\u00fcyor. Bu sistem g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcl\u00fcr bir \u015fekilde artan i\u00e7 \u00e7eli\u015fkilerinin \u00fcstesinden gelmekten acizdir ve \u00e7\u0131lg\u0131nca ko\u015fu\u015fturmas\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmeye mahkumdur. Sistemin krizi, kendi &#8220;ba\u015far\u0131s\u0131ndan&#8221; ba\u015fka bir \u015feyden kaynaklanmamaktad\u0131r. Tekellerin uygulad\u0131\u011f\u0131 strateji bug\u00fcne kadar hep istenilen sonu\u00e7lar\u0131 vermi\u015ftir: kemer s\u0131kma planlar\u0131, s\u00f6zde sosyal (asl\u0131nda antisosyal) i\u015ften \u00e7\u0131karma planlar\u0131, direni\u015fe ra\u011fmen hala dayat\u0131lmaktad\u0131r. \u0130nisiyatif bug\u00fcn bile tekellerin (piyasalar\u0131n) ve onlar\u0131n siyasi u\u015faklar\u0131n\u0131n (kararlar\u0131n\u0131 piyasan\u0131n s\u00f6zde gerekliliklerine teslim eden h\u00fck\u00fcmetlerin) elindedir.<\/p>\n\n\n\n<p>Emperyalist tahakk\u00fcme meydan okuma fikriyle ba\u015flayan m\u00fccadele ve \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131n analizi, G\u00fcney&#8217;deki baz\u0131 \u00fclkelerin yeni &#8220;ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f&#8221; olgusunu konumland\u0131rmam\u0131z\u0131 sa\u011fl\u0131yor.<\/p>\n\n\n\n<p>Yine de kapitalizmin bu sonbahar\u0131, m\u00fccadele i\u00e7indeki i\u015f\u00e7ilerin ve halklar\u0131n &#8220;kapitalizmin krizini sona erdirmek&#8221; de\u011fil, &#8220;kapitalizmi sona erdirmek&#8221; i\u00e7in gerekenleri do\u011fru bir \u015fekilde de\u011ferlendirdikleri anlam\u0131na gelen &#8220;halklar\u0131n bahar\u0131&#8221; ile ayn\u0131 zamana denk gelmemektedir. Bu hen\u00fcz ger\u00e7ekle\u015fmemi\u015ftir. Kapitalizmin sonbahar\u0131 ile halklar\u0131n olas\u0131 bahar\u0131n\u0131 birbirinden ay\u0131ran bo\u015fluk, tarihin \u015fu anki an\u0131na tehlikeli derecede dramatik bir karakter kazand\u0131rmaktad\u0131r. Kapitalist d\u00fczenin savunucular\u0131 ile onlar\u0131n direni\u015finin \u00f6tesinde, insanl\u0131\u011f\u0131 uygarl\u0131\u011f\u0131n daha y\u00fcksek bir a\u015famas\u0131 olarak g\u00f6r\u00fclen sosyalizme giden uzun yola itebilecek olanlar aras\u0131ndaki sava\u015f hen\u00fcz ba\u015flamad\u0131. Dolay\u0131s\u0131yla t\u00fcm alternatifler -en iyisi kadar en barbar\u0131 da- m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu u\u00e7urumun varl\u0131\u011f\u0131 baz\u0131 a\u00e7\u0131klamalar gerektirmektedir. Kapitalizm sadece eme\u011fin sermaye taraf\u0131ndan s\u00f6m\u00fcr\u00fclmesine dayal\u0131 bir sistem de\u011fildir. Ayn\u0131 zamanda d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011findeki geli\u015fiminde kutupla\u015fmaya dayal\u0131 bir sistemdir. Kapitalizm ve emperyalizm ayn\u0131 ger\u00e7ekli\u011fin, tarihsel kapitalizmin birbirinden ayr\u0131lmaz iki y\u00fcz\u00fcd\u00fcr. Bu sisteme kar\u015f\u0131 meydan okuma, yirminci y\u00fczy\u0131l boyunca 1980&#8217;e kadar, i\u015f\u00e7ilerin ve ezilen halklar\u0131n zaferle sonu\u00e7lanan uzun bir m\u00fccadele dalgas\u0131 i\u00e7inde geli\u015fmi\u015ftir. Marksizm ve kom\u00fcnizm bayraklar\u0131 alt\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftirilen devrimler, sosyalizme giden a\u015famal\u0131 bir yol ba\u011flam\u0131nda fethedilen reformlar, s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirilmi\u015f ve ezilen halklar\u0131n ulusal kurtulu\u015f hareketlerinin zaferleri, hepsi birlikte, i\u015f\u00e7iler ve halklar i\u00e7in \u00f6ncekinden daha az olumsuz olan g\u00fc\u00e7 ili\u015fkileri in\u015fa etmi\u015ftir. Ancak bu dalga, yeni ilerlemelerle kendi devam\u0131n\u0131 sa\u011flayacak ko\u015fullar\u0131 yaratmay\u0131 ba\u015faramadan t\u00fckenmi\u015f, bu t\u00fckeni\u015f, tekelci sermayenin yeniden sald\u0131r\u0131ya ge\u00e7mesine ve mutlak ve tek tarafl\u0131 g\u00fcc\u00fcn\u00fc yeniden tesis etmesine izin verirken, sisteme y\u00f6nelik yeni bir meydan okuma dalgas\u0131n\u0131n ana hatlar\u0131 zar zor fark edilebilmi\u015ftir. Hen\u00fcz bitmemi\u015f olan gecenin ve hen\u00fcz ba\u015flamam\u0131\u015f olan g\u00fcn\u00fcn o \u00fcrk\u00fct\u00fcc\u00fc \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda canavarlar ve hayaletler \u015fekillenir. Genelle\u015fmi\u015f tekelci kapitalizm ger\u00e7ekten korkun\u00e7ken, reddedici g\u00fc\u00e7lerin tepkileri hala b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde belirsizdir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Y\u00fckseli\u015f ve L\u00fcmpen-Kalk\u0131nma<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><em>Y\u00fckseli\u015f<\/em> terimi \u00e7e\u015fitli ki\u015filer taraf\u0131ndan son derece farkl\u0131 ba\u011flamlarda ve \u00e7o\u011fu zaman anlam\u0131 net bir \u015fekilde tan\u0131mlanmadan kullan\u0131lmaktad\u0131r. Y\u00fckseli\u015f, D\u00fcnya Bankas\u0131 ve geleneksel ekonomistlerin g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc gibi, uzun bir s\u00fcre boyunca, on y\u0131ldan fazla, gayri safi yurti\u00e7i has\u0131la (GSY\u0130H) veya ihracatta y\u00fcksek bir b\u00fcy\u00fcme oran\u0131yla veya s\u00f6z konusu toplumun ki\u015fi ba\u015f\u0131na d\u00fc\u015fen GSY\u0130H&#8217;de y\u00fcksek bir seviyeye ula\u015fmas\u0131yla \u00f6l\u00e7\u00fclmez. Y\u00fckseli\u015f \u00e7ok daha fazlas\u0131n\u0131 ifade eder: bir \u00fclkenin sanayi \u00fcretiminde s\u00fcrekli b\u00fcy\u00fcme ve bu sanayilerin d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011finde rekabet edebilme yetene\u011finde art\u0131\u015f.<\/p>\n\n\n\n<p>Ayr\u0131ca, iki sorunun daha a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturulmas\u0131 gerekmektedir: hangi end\u00fcstrilerin s\u00f6z konusu oldu\u011fu ve rekabet\u00e7ilikten ne kastedildi\u011fi. Do\u011fan\u0131n g\u00fczellikler bah\u015fetti\u011fi \u00fclkelerde, s\u00f6z konusu \u00fclkenin t\u00fcm \u00fcretken faaliyetlerini pe\u015finden s\u00fcr\u00fcklemeden tek ba\u015f\u0131na h\u0131zland\u0131r\u0131lm\u0131\u015f b\u00fcy\u00fcme \u00fcretebilen maden \u00e7\u0131karma end\u00fcstrilerini (madenler ve yak\u0131tlar) hari\u00e7 tutmal\u0131y\u0131z. Bu &#8220;y\u00fckselmeyen&#8221; durumlar\u0131n u\u00e7 \u00f6rnekleri K\u00f6rfez \u00fclkeleri, Venez\u00fcella ve Gabon&#8217;dur. Ayr\u0131ca ekonomideki \u00fcretken faaliyetlerin rekabet g\u00fcc\u00fcn\u00fcn yan\u0131 s\u0131ra \u00fcretken sistemin bir b\u00fct\u00fcn olarak rekabet g\u00fcc\u00fcn\u00fcn de g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurulmas\u0131 gerekir, sadece kendi ba\u015flar\u0131na ele al\u0131nan belirli say\u0131da \u00fcretim biriminin rekabet g\u00fcc\u00fcn\u00fcn de\u011fil. G\u00fcney \u00fclkelerinde faaliyet g\u00f6steren \u00e7ok uluslu \u015firketler, yerelle\u015ftirme veya ta\u015feronla\u015ft\u0131rma yoluyla, d\u00fcnya pazar\u0131nda ihracat yapabilen yerel \u00fcretim birimlerinin, \u00e7ok uluslu \u015firketlerin yan kurulu\u015flar\u0131 veya \u00f6zerk birimler, kurulmas\u0131n\u0131n arkas\u0131nda olabilir ve bu da onlar\u0131 geleneksel ekonomi a\u00e7\u0131s\u0131ndan rekabet\u00e7i k\u0131lar. Bir \u00fcretim sisteminin rekabet g\u00fcc\u00fc, her d\u00fczeydeki i\u015f\u00e7ilerin genel e\u011fitim ve \u00f6\u011fretim d\u00fczeyleri, ulusal politik-ekonomiyi y\u00f6neten t\u00fcm kurumlar\u0131n etkinli\u011fi (vergi sistemi, \u015firketler hukuku, \u00e7al\u0131\u015fma haklar\u0131, kredi, kamu deste\u011fi, vb) gibi \u00e7e\u015fitli ekonomik ve sosyal fakt\u00f6rlere ba\u011fl\u0131d\u0131r. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k, s\u00f6z konusu \u00fcretken sistem yaln\u0131zca \u00fcretim ve t\u00fcketim i\u00e7in mamul mallar \u00fcreten i\u015fleme end\u00fcstrilerine indirgenmemeli, bunlar\u0131n yoklu\u011fu ger\u00e7ekten de ad\u0131na lay\u0131k bir \u00fcretken sistem olmad\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na gelir, ayn\u0131 zamanda g\u0131da ve tar\u0131msal \u00fcretimin yan\u0131 s\u0131ra sistemin normal i\u015fleyi\u015fi i\u00e7in gerekli hizmetleri de (\u00f6zellikle ula\u015f\u0131m ve kredi) i\u00e7ermelidir.<\/p>\n\n\n\n<p>O halde &#8221;<em>y\u00fckseli\u015f<\/em>&#8221; kavram\u0131, soruna siyasi ve b\u00fct\u00fcnc\u00fcl bir yakla\u015f\u0131m anlam\u0131na gelmektedir. Dolay\u0131s\u0131yla, bir \u00fclke ancak h\u00fck\u00fcmet taraf\u0131ndan uygulanan politikalar i\u00e7e d\u00f6n\u00fck bir ekonomi (d\u0131\u015fa a\u00e7\u0131k olsa bile) in\u015fa etme ve g\u00fc\u00e7lendirme amac\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 ve bunun sonucunda ulusal ekonomik egemenli\u011fini ortaya koyabildi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde geli\u015fmektedir. Bu karma\u015f\u0131k hedef, s\u00f6z konusu egemenli\u011fin ekonomik hayat\u0131n t\u00fcm y\u00f6nlerini kapsad\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na gelmektedir. \u00d6zellikle de bir \u00fclkenin g\u0131da egemenli\u011finin yan\u0131 s\u0131ra do\u011fal kaynaklar\u0131n kontrol\u00fc ve bunlara ulusal topraklar\u0131 d\u0131\u015f\u0131ndan eri\u015fim \u00fczerindeki egemenli\u011fini g\u00fc\u00e7lendirmesini m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan bir politika anlam\u0131na gelir. Bu \u00e7oklu ve birbirini tamamlayan hedefler, uygulad\u0131\u011f\u0131 b\u00fcy\u00fcme modelini h\u00e2kim &#8220;liberal-k\u00fcreselle\u015fmi\u015f&#8221; d\u00fcnya sisteminin gereklerine ve sundu\u011fu imkanlara g\u00f6re ayarlamakla yetinen komprador bir h\u00fck\u00fcmetin hedefleriyle taban tabana z\u0131tt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>\u015eu ana kadar belirli bir devlet ve toplum taraf\u0131ndan uygulanan siyasi stratejinin y\u00f6nelimi hakk\u0131nda hi\u00e7bir \u015fey s\u00f6ylemedik: Kapitalist mi yoksa sosyalizme do\u011fru mu ilerliyor? Ancak bu soru tart\u0131\u015fma d\u0131\u015f\u0131 b\u0131rak\u0131lamaz \u00e7\u00fcnk\u00fc egemen s\u0131n\u0131f\u0131n y\u00f6nelim tercihinin y\u00fckseli\u015fin ba\u015far\u0131s\u0131 \u00fczerinde olumlu ya da olumsuz \u00f6nemli etkileri vard\u0131r. Bir yandan y\u00fckselme politikalar\u0131 ile di\u011fer yandan bunlara e\u015flik eden toplumsal d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler aras\u0131ndaki ili\u015fki, yaln\u0131zca birincisinin i\u00e7 tutarl\u0131l\u0131\u011f\u0131na de\u011fil, ayn\u0131 zamanda ikincisiyle tamamlay\u0131c\u0131l\u0131k (veya \u00e7at\u0131\u015fma) derecesine de ba\u011fl\u0131d\u0131r. Toplumsal m\u00fccadeleler-s\u0131n\u0131f m\u00fccadeleleri ve siyasi \u00e7at\u0131\u015fmalar-devletin y\u00fckseli\u015f projesinin mant\u0131\u011f\u0131na &#8220;uyum sa\u011flamaktan&#8221; kaynaklanmaz; bunlar devletin ne yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131n belirleyicisidir. Mevcut deneyimler bu ili\u015fkilerdeki \u00e7e\u015fitlili\u011fi ve dalgalanmalar\u0131 g\u00f6stermektedir. Y\u00fckseli\u015f\u2019e genellikle e\u015fitsizliklerin k\u00f6t\u00fcle\u015fmesi e\u015flik etmektedir. Ancak bu e\u015fitsizliklerin kesin do\u011fas\u0131 ortaya konmal\u0131d\u0131r: Bu e\u015fitsizlikler, \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011fu yoksulla\u015f\u0131rken k\u00fc\u00e7\u00fck bir az\u0131nl\u0131\u011f\u0131n ya da daha b\u00fcy\u00fck bir az\u0131nl\u0131\u011f\u0131n (orta s\u0131n\u0131flar) izlenen politikalardan yararland\u0131\u011f\u0131 bir ba\u011flamda m\u0131, yoksa gelirlerindeki art\u0131\u015f oran\u0131 sistemden yararlananlar\u0131nkinden daha d\u00fc\u015f\u00fck olsa bile bu \u00e7o\u011funlu\u011fun ya\u015fam ko\u015fullar\u0131nda bir iyile\u015fme oldu\u011fu bir ba\u011flamda m\u0131 ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r? Ba\u015fka bir deyi\u015fle, uygulanan politikalar ortaya \u00e7\u0131kmay\u0131 yoksulla\u015fmaya ba\u011flayabilir ya da ba\u011flamayabilir. Y\u00fckseli\u015f, bir \u00fclkenin tek seferde elde etti\u011fi bir stat\u00fc de\u011fildir. Birbirini izleyen ad\u0131mlardan olu\u015fur; \u00f6nceki ad\u0131mlar ba\u015far\u0131l\u0131 olursa sonrakilere zemin haz\u0131rlar ya da ba\u015far\u0131l\u0131 olmazsa bir \u00e7\u0131kmaza yol a\u00e7ar.<\/p>\n\n\n\n<p>Ayn\u0131 \u015fekilde, y\u00fckselen ekonomi ile d\u00fcnya ekonomisi aras\u0131ndaki ili\u015fkinin kendisi de s\u00fcrekli bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm i\u00e7indedir ve ulus i\u00e7indeki sosyal dayan\u0131\u015fmay\u0131 destekleyebilecek ya da zay\u0131flatabilecek farkl\u0131 genel olas\u0131l\u0131klar\u0131n bir par\u00e7as\u0131d\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla y\u00fckseli\u015f, ihracattaki b\u00fcy\u00fcme ve bu \u015fekilde \u00f6l\u00e7\u00fclen bir \u00fclkenin y\u00fckselen g\u00fcc\u00fc ile e\u015f anlaml\u0131 de\u011fildir. \u0130hracattaki b\u00fcy\u00fcme, (\u00e7al\u0131\u015fan s\u0131n\u0131flar, orta s\u0131n\u0131flar i\u00e7in) belirlenmesi gereken bir i\u00e7 pazar\u0131n b\u00fcy\u00fcmesine ba\u011fl\u0131d\u0131r ve birincisi ikincisine destek ya da engel olabilir. Dolay\u0131s\u0131yla ihracattaki b\u00fcy\u00fcme, y\u00fckselen ekonominin d\u00fcnya sistemiyle ili\u015fkilerindeki g\u00f6reli \u00f6zerkli\u011fini zay\u0131flatabilir ya da g\u00fc\u00e7lendirebilir.<\/p>\n\n\n\n<p><em>Y\u00fckseli\u015f<\/em> sadece ekonomik bir proje de\u011fil, ayn\u0131 zamanda siyasi bir projedir. Dolay\u0131s\u0131yla ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131n de\u011ferlendirilmesi, y\u00fckselen \u00fclkelerin geleneksel ekonomi terimleriyle \u00f6l\u00e7\u00fclen ekonomik ba\u015far\u0131lar\u0131na ra\u011fmen, h\u00e2kim kapitalist merkezlerin egemenliklerini s\u00fcrd\u00fcrme bi\u00e7imlerini azaltma kapasitesinin incelenmesine dayanmaktad\u0131r. Kendi ad\u0131ma, bu ara\u00e7lar\u0131 teknolojik geli\u015fme, do\u011fal kaynaklara eri\u015fim, k\u00fcresel finans ve para sistemi, enformasyon ara\u00e7lar\u0131 ve kitle imha silahlar\u0131n\u0131n egemen g\u00fc\u00e7ler taraf\u0131ndan kontrol\u00fc a\u00e7\u0131s\u0131ndan tan\u0131mlad\u0131m. Ayr\u0131ca, d\u00fcnya hakimiyetindeki ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 konumunu her ne \u015fekilde olursa olsun korumay\u0131 ve yeni ortaya \u00e7\u0131kan herhangi bir \u00fclkenin bu hakimiyete meydan okumas\u0131n\u0131 engellemeyi ama\u00e7layan \u00fc\u00e7l\u00fc bir kolektif emperyalizm oldu\u011fu tezini de savunuyorum. Buradan, y\u00fckselen \u00fclkelerin h\u0131rslar\u0131n\u0131n emperyalist \u00fc\u00e7l\u00fcn\u00fcn stratejik hedefleriyle \u00e7at\u0131\u015fma halinde oldu\u011fu ve bu \u00e7at\u0131\u015fmadaki \u015fiddetin boyutunun, y\u00fckselen \u00fclkelerin yukar\u0131da say\u0131lan merkezin ayr\u0131cal\u0131klar\u0131na meydan okumalar\u0131ndaki radikalli\u011fin derecesiyle orant\u0131l\u0131 oldu\u011fu sonucuna var\u0131yorum.<\/p>\n\n\n\n<p><em>Y\u00fckseli\u015f<\/em> ekonomisi de s\u00f6z konusu \u00fclkelerin uluslararas\u0131 politikalar\u0131ndan ayr\u0131 tutulamaz. Bu \u00fclkeler kendilerini \u00fc\u00e7l\u00fc siyasi-askeri koalisyonla ayn\u0131 hizaya getiriyorlar m\u0131? Sonu\u00e7 olarak, NATO taraf\u0131ndan uygulanan stratejileri kabul ediyorlar m\u0131? Yoksa bunlara kar\u015f\u0131 koymaya m\u0131 \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlar?<\/p>\n\n\n\n<p>Otantik bir <em>y\u00fckseli\u015f<\/em> <em>projesi<\/em>, genelle\u015fmi\u015f tekellerin k\u00fcreselle\u015fmi\u015f kapitalizminin gerekliliklerine tek tarafl\u0131 boyun e\u011fmeyi i\u00e7eren projenin tam tersidir ve bu da ancak benim l\u00fcmpen-kalk\u0131nma olarak adland\u0131rd\u0131\u011f\u0131m \u015feyle sonu\u00e7lanabilir. Burada, merhum Andre Gunder Frank taraf\u0131ndan benzer bir geli\u015fmeyi analiz etmek i\u00e7in kullan\u0131lan terimi \u00f6zg\u00fcrce \u00f6d\u00fcn\u00e7 al\u0131yorum, ancak farkl\u0131 mek\u00e2nsal ve zamansal ko\u015fullarda. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde l\u00fcmpen-kalk\u0131nma, emperyalist merkezlerin tekelleri taraf\u0131ndan \u00e7evrenin egemen toplumlar\u0131na dayat\u0131lan (bu ismi hak etmeyen) &#8220;kalk\u0131nma&#8221; modeline ba\u011fl\u0131 olarak h\u0131zlanan toplumsal \u00e7\u00f6z\u00fclmenin bir sonucudur. Bu durum, hayatta kalma faaliyetlerindeki (enformel alan olarak adland\u0131r\u0131lan) dramatik b\u00fcy\u00fcmede, ba\u015fka bir deyi\u015fle sermaye birikiminin tek tarafl\u0131 mant\u0131\u011f\u0131na i\u00e7kin yoksulla\u015fmada kendini g\u00f6stermektedir.<\/p>\n\n\n\n<p><em>Y\u00fckseli\u015f<\/em> deneyimleri aras\u0131nda baz\u0131lar\u0131 bu etiketi tamamen hak etmektedir \u00e7\u00fcnk\u00fc bunlar l\u00fcmpen-kalk\u0131nma s\u00fcre\u00e7lerinin bir par\u00e7as\u0131 de\u011fildir. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, bu durumlarda yoksulla\u015fma \u00e7al\u0131\u015fan s\u0131n\u0131flar\u0131 etkilemez. Bunun yerine, ya\u015fam ko\u015fullar\u0131nda m\u00fctevaz\u0131 ya da g\u00fc\u00e7l\u00fc bir iyile\u015fme s\u00f6z konusudur. Bu deneyimlerden ikisi a\u00e7\u0131k\u00e7a kapitalisttir: G\u00fcney Kore ve Tayvan, bu iki \u00fclkede ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f projesinin ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan \u00f6zel tarihsel ko\u015fullar\u0131 burada tart\u0131\u015fmayaca\u011f\u0131m. Di\u011fer ikisi ise sosyalist devrimlerin miras\u0131n\u0131 devralm\u0131\u015ft\u0131r: \u00c7in ve Vietnam. \u015eu anda i\u00e7inde bulundu\u011fu \u00e7eli\u015fkilerin \u00fcstesinden gelmeyi ba\u015far\u0131rsa K\u00fcba da bu gruba dahil edilebilir.<\/p>\n\n\n\n<p>Belirgin l\u00fcmpen-kalk\u0131nma s\u00fcre\u00e7leriyle ba\u011flant\u0131l\u0131 ba\u015fka y\u00fckseli\u015f vakalar\u0131 da vard\u0131r. Hindistan buna en iyi \u00f6rnektir. \u00dclkenin durumunun baz\u0131 k\u0131s\u0131mlar\u0131 y\u00fckseli\u015fin gerektirdi\u011fi ve \u00fcretti\u011fi \u015feylere kar\u015f\u0131l\u0131k gelmektedir. B\u00fcy\u00fck bir sanayi sistemini g\u00fc\u00e7lendirmeyi ama\u00e7layan bir devlet politikas\u0131 var, buna e\u015flik eden bir orta s\u0131n\u0131f geni\u015flemesi var, teknolojik kapasitelerde ve e\u011fitimde geli\u015fme var ve d\u00fcnya sahnesinde \u00f6zerklik yetene\u011fine sahip bir d\u0131\u015f politika var. Ancak ayn\u0131 zamanda toplumun \u00fc\u00e7te ikisini olu\u015fturan b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funluk i\u00e7in h\u0131zland\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bir fakirle\u015fme de s\u00f6z konusudur. O halde bu, y\u00fckseli\u015f ile l\u00fcmpen-kalk\u0131nmay\u0131 birle\u015ftiren melez bir sistemin \u00f6rne\u011fidir. Hatta ger\u00e7ekli\u011fin bu iki y\u00fcz\u00fcn\u00fcn tamamlay\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 da ortaya koyabiliriz. B\u00fcy\u00fck bir genelleme yapma niyetinde olmadan, Brezilya, G\u00fcney Afrika ya da di\u011ferleri olsun, geli\u015fmekte oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen di\u011fer t\u00fcm \u00fclkelerin bu melez aileye ait oldu\u011funa inan\u0131yorum. Ama ayn\u0131 zamanda, ki bu G\u00fcney&#8217;deki di\u011fer \u00fclkelerin \u00e7o\u011fu i\u00e7in de ge\u00e7erlidir, l\u00fcmpen-kalk\u0131nma s\u00fcre\u00e7leri a\u00e7\u0131k\u00e7a bask\u0131nken, y\u00fckseli\u015f unsurlar\u0131n\u0131n \u00e7ok az belirgin oldu\u011fu durumlar da vard\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Maoizmin Katk\u0131lar\u0131<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>\u0130kinci Enternasyonal&#8217;in &#8220;i\u015f\u00e7ici&#8221; ve Avrupa-merkezci Marksizmi, d\u00f6nemin egemen ideolojisiyle, t\u00fcm toplumlar\u0131n sosyalizme y\u00f6nelmeden \u00f6nce, s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirmenin, bu ba\u011flamda &#8220;tarihsel olarak olumlu&#8221;, tohumlar\u0131n\u0131 att\u0131\u011f\u0131 bir kapitalist geli\u015fme a\u015famas\u0131ndan ge\u00e7mek zorunda oldu\u011fu do\u011frusal bir tarih g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc payla\u015f\u0131yordu. Baz\u0131lar\u0131n\u0131n (egemen merkezler) &#8220;geli\u015fmi\u015fli\u011fi&#8221; ile di\u011ferlerinin (egemen \u00e7eperler) &#8220;azgeli\u015fmi\u015fli\u011finin&#8221; birbirinden ayr\u0131lamaz, ayn\u0131 madalyonun iki y\u00fcz\u00fc gibi, her ikisi de kapitalizmin d\u00fcnya \u00e7ap\u0131ndaki yay\u0131lmas\u0131n\u0131n i\u00e7kin \u00fcr\u00fcnleri oldu\u011fu fikri ona tamamen yabanc\u0131yd\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Kapitalist k\u00fcreselle\u015fmenin do\u011fas\u0131nda var olan kutupla\u015fma, d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda \u00f6nemli sosyal ve siyasi sonu\u00e7lar\u0131 olan b\u00fcy\u00fck bir olgu, kapitalizmin a\u015f\u0131lmas\u0131na yol a\u00e7acak bir perspektifi gerekli k\u0131lmaktad\u0131r. Bu kutupla\u015fma, egemen \u00fclkelerdeki i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131n ve her \u015feyden \u00f6nce orta s\u0131n\u0131flar\u0131n, geli\u015fmeleri d\u00fcnya sistemindeki merkezlerin konumu taraf\u0131ndan desteklenen, b\u00fcy\u00fck kesimlerinin sosyal-s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fe olas\u0131 deste\u011finin temelini olu\u015fturmaktad\u0131r. Ayn\u0131 zamanda, kapitalist d\u00fcnya d\u00fczenine kar\u015f\u0131 s\u00fcrekli do\u011fal bir isyan i\u00e7inde olan \u00e7evre \u00fclkeleri (\u00c7inlilerin deyimiyle) bir &#8220;f\u0131rt\u0131nalar b\u00f6lgesine&#8221; d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. Ku\u015fkusuz, isyan devrimle e\u015fanlaml\u0131 de\u011fildir, ancak ikincisinin olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 artt\u0131r\u0131r. Di\u011fer \u00f6rneklerin yan\u0131 s\u0131ra 1968 vakas\u0131n\u0131n da g\u00f6sterdi\u011fi gibi, sistemin merkezinde bile kapitalist modeli reddetme motivasyonlar\u0131 eksik de\u011fildir. Ku\u015fkusuz, \u00c7in Kom\u00fcnist Partisi&#8217;nin bir zamanlar meydan okuma i\u00e7in se\u00e7ti\u011fi form\u00fclasyon, &#8220;k\u0131rsal kesim \u015fehirleri \u00e7evreliyor&#8221;, sonu\u00e7 olarak yararl\u0131 olamayacak kadar a\u015f\u0131r\u0131d\u0131r. Kapitalizmin \u00f6tesinde k\u00fcresel sosyalizme ge\u00e7i\u015f i\u00e7in k\u00fcresel bir strateji, merkezlerdeki m\u00fccadeleleri sistemin \u00e7eperlerindekilerle koordine etmelidir.<\/p>\n\n\n\n<p>Ba\u015flang\u0131\u00e7ta V. I. Lenin, \u0130kinci Enternasyonal&#8217;in egemen teorisinden uzakla\u015ft\u0131 ve &#8220;zay\u0131f halkada&#8221; (Rusya) ba\u015far\u0131l\u0131 bir devrime \u00f6nderlik etti, ancak bunu, her daim Avrupa&#8217;da bir sosyalist devrim dalgas\u0131n\u0131n izleyece\u011fi inanc\u0131yla yapt\u0131. Bu hayal k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131na u\u011fram\u0131\u015f bir umuttu. Lenin daha sonra isyanlar\u0131n Do\u011fu&#8217;da devrimlere d\u00f6n\u00fc\u015fmesine daha fazla \u00f6nem veren bir g\u00f6r\u00fc\u015fe y\u00f6neldi. Ancak bu yeni perspektifi sistematik hale getirmek \u00c7in Kom\u00fcnist Partisi ve Mao Zedong&#8217;a kalm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Maoizm, k\u00fcreselle\u015fmi\u015f kapitalist-emperyalist geni\u015flemenin temsil etti\u011fi sorun ve zorluklar\u0131n kapsaml\u0131 bir de\u011ferlendirmesine kapsaml\u0131 bir katk\u0131da bulunmu\u015ftur. Analizin merkezine, do\u011fas\u0131 gere\u011fi emperyalist ve kutupla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 olan &#8220;ger\u00e7ekten var olan&#8221; kapitalizmin geni\u015flemesine kar\u015f\u0131t olarak merkezleri\/\u00e7eperleri yerle\u015ftirmemizi ve bu analizden hem egemen merkezlerde hem de egemen \u00e7eperlerde sosyalist m\u00fccadele i\u00e7in ima edilen t\u00fcm dersleri \u00e7\u0131karmam\u0131z\u0131 sa\u011flad\u0131. Bu sonu\u00e7lar \u00c7in tarz\u0131 g\u00fczel bir ifadeyle \u00f6zetlenmi\u015ftir: &#8220;Devletler ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k ister, uluslar kurtulu\u015f ister ve halklar devrim ister.&#8221; Devletler, d\u0131\u015f g\u00fc\u00e7lerin u\u015faklar\u0131 ve ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131lar\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey olduklar\u0131nda d\u00fcnyadaki t\u00fcm \u00fclkelerin y\u00f6netici s\u0131n\u0131flar\u0131, (kapitalist) d\u00fcnya sistemi i\u00e7inde manevra yapmalar\u0131na ve kendilerini emperyalizmin bask\u0131n taleplerine tek tarafl\u0131 olarak uyum sa\u011flamaya mahk\u00fbm &#8220;pasif&#8221; akt\u00f6rlerden d\u00fcnya d\u00fczeninin \u015fekillendirilmesine kat\u0131lan &#8220;aktif&#8221; akt\u00f6rlere y\u00fckseltmelerine olanak tan\u0131yan hareket alanlar\u0131n\u0131 geni\u015fletmek i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. Uluslar -yani potansiyel olarak geli\u015fmeci s\u0131n\u0131flar\u0131n tarihsel bloklar\u0131, kurtulu\u015f, \u00f6zellikle de &#8220;kalk\u0131nma&#8221; ve &#8220;modernle\u015fme&#8221; istemektedir. Halklar, yani ezilen ve s\u00f6m\u00fcr\u00fclen emek\u00e7i s\u0131n\u0131flar ise sosyalizmi arzulamaktad\u0131r. Bu ifade, ger\u00e7ek d\u00fcnyay\u0131 t\u00fcm karma\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131yla anlamam\u0131z\u0131 ve dolay\u0131s\u0131yla etkili eylem stratejileri form\u00fcle etmemizi sa\u011flar. Kapitalizmden k\u00fcresel sosyalizmine ge\u00e7i\u015fin uzun, hatta \u00e7ok uzun olaca\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc payla\u015f\u0131r ve sonu\u00e7 olarak \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Enternasyonal&#8217;in &#8220;k\u0131sa ge\u00e7i\u015f&#8221; kavram\u0131ndan ayr\u0131l\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Ekoloji ve Marksizm<\/strong> <\/p>\n\n\n\n<p>Ekolojik sorun neredeyse t\u00fcm tart\u0131\u015fmalarda g\u00fcndeme gelmektedir. Ekolojik felaketlerin boyutlar\u0131 art\u0131k a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fclebildi\u011fi i\u00e7in bu anla\u015f\u0131labilir bir durumdur. Ancak bu tart\u0131\u015fmalar nadiren kafa kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u00f6tesine ge\u00e7ebilmektedir. Hareketlerin sadece k\u00fc\u00e7\u00fck bir k\u0131sm\u0131 bu soruna verilecek yan\u0131t\u0131n kapitalist birikim mant\u0131\u011f\u0131n\u0131 geride b\u0131rakmay\u0131 gerektirdi\u011fini anl\u0131yor. Yerle\u015fik g\u00fc\u00e7ler tehlikeyi \u00e7abucak anlad\u0131lar ve ye\u015fil bir kapitalizmin m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu g\u00f6stermek i\u00e7in s\u00f6zde bilimsel, ger\u00e7ekte ise tamamen ideolojik propaganda olan b\u00fcy\u00fck \u00e7abalar harcad\u0131lar. Bu konuya &#8220;s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilir&#8221; kalk\u0131nma sorunlar\u0131na ili\u015fkin analizlerimde de\u011finmi\u015ftim. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k, Mathis Wackernagel ve William Rees&#8217;in at\u0131fta bulundu\u011fum \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n, kapitalizmden kopmak ko\u015fuluyla kullan\u0131m de\u011ferlerinin hesaplanmas\u0131n\u0131n, <em>hesaplama<\/em> kelimesinin alt\u0131n\u0131 \u00e7iziyorum (yani say\u0131salla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bir \u00f6l\u00e7\u00fc), m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu g\u00f6sterdi\u011fini iddia etmi\u015ftim. Fran\u00e7ois Houtart&#8217;\u0131n kitab\u0131 (2010) &#8220;ye\u015fil kapitalizm&#8221; aldatmacas\u0131n\u0131 incelemektedir. John Bellamy Foster (2000) bir ekolojist olarak Marx&#8217;\u0131n ustaca bir analizini yapm\u0131\u015ft\u0131r. Bu nedenlerle, okuyucular\u0131n bu sorulara ili\u015fkin benim bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131m\u0131n ne oldu\u011funu bilmelerinin faydal\u0131 olaca\u011f\u0131na inan\u0131yorum, ki bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131 bir\u00e7ok tart\u0131\u015fmada yorulmadan savundum. A\u015fa\u011f\u0131daki metin <em>The Law of Worldwide Value (2010) <\/em>adl\u0131 kitab\u0131mdan al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Her ne kadar her ikisi de &#8220;kalk\u0131nman\u0131n&#8221; y\u0131k\u0131c\u0131 etkilerini hakl\u0131 olarak k\u0131nasa da \u00e7evrecilikteki bask\u0131n ak\u0131mlar\u0131n, \u00f6zellikle de k\u00f6ktendincilerin bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 kesinlikle Marksizm&#8217;in bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 de\u011fildir.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00c7evrecilik bu y\u0131k\u0131c\u0131 etkileri, insan\u0131n do\u011fan\u0131n bir par\u00e7as\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131, ancak do\u011fay\u0131 kendi ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n tatminine tabi k\u0131lma iddias\u0131nda oldu\u011fu &#8220;modernite&#8221;nin Avrupa-merkezci ve Promethean felsefesine ba\u011flamaktad\u0131r. Bu tez \u00f6l\u00fcmc\u00fcl bir k\u00fclt\u00fcralist sonu\u00e7 do\u011furur. \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n do\u011faya, &#8220;annesine&#8221; ait oldu\u011funu vurgulayan ba\u015fka bir felsefeyi takip etme \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131na ilham verir. Bu d\u00fc\u015f\u00fcnceyle, Hinduizm&#8217;in belirli bir yorumundan t\u00fcretilenler gibi s\u00f6zde alternatif ve daha iyi felsefeler, s\u00f6zde Bat\u0131 felsefesine kar\u015f\u0131t olarak \u00f6v\u00fclmektedir. Bu, Hindu toplumunun ne \u015fiddet kullan\u0131m\u0131, Hindu toplumu iddia edildi\u011fi kadar \u015fiddet kar\u015f\u0131t\u0131 de\u011fildir, ne de do\u011fan\u0131n s\u00f6m\u00fcr\u00fcye tabi tutulmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan s\u00f6zde Bat\u0131 toplumlar\u0131ndan farkl\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 (ve ger\u00e7ekten farkl\u0131 de\u011fildir) ger\u00e7e\u011fini g\u00f6z ard\u0131 eden k\u00f6t\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015f bir \u00f6vg\u00fcd\u00fcr.Marx analizini tamamen farkl\u0131 bir zeminde geli\u015ftirir. Sermaye birikiminin y\u0131k\u0131c\u0131 karakterini, kapitalizmin yaln\u0131zca anl\u0131k k\u00e2r aray\u0131\u015f\u0131 (k\u0131sa vadeli k\u00e2rl\u0131l\u0131k) taraf\u0131ndan y\u00f6netilen rasyonalite mant\u0131\u011f\u0131na ba\u011flar. Bunu ortaya koyar ve <em>Kapital<\/em>&#8216;in 1. cildinde a\u00e7\u0131k sonu\u00e7lara var\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Tarihi ve ger\u00e7ekli\u011fi yorumlamaya y\u00f6nelik bu iki y\u00f6ntem, &#8220;kalk\u0131nma&#8221;n\u0131n y\u0131k\u0131c\u0131 etkileri olan meydan okumayla ba\u015fa \u00e7\u0131kmak i\u00e7in &#8220;ne yap\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fi&#8221; konusunda farkl\u0131 yarg\u0131lara yol a\u00e7maktad\u0131r. \u00c7evreciler &#8220;geli\u015fmeyi k\u0131namaya&#8221; y\u00f6nlendirilmekte ve b\u00f6ylece bilimsel ke\u015fifleri ve teknolojik geli\u015fmeleri olumsuz g\u00f6rme konusunda post-modernistlere kat\u0131lmaktad\u0131rlar. Bu k\u0131nama da en az\u0131ndan pek ger\u00e7ek\u00e7i olmayan, gelece\u011fin nas\u0131l olabilece\u011fine dair bir \u00f6ng\u00f6r\u00fc y\u00f6ntemine yol a\u00e7maktad\u0131r. B\u00f6ylece, belirli bir do\u011fal kayna\u011f\u0131n (\u00f6rne\u011fin fosil yak\u0131tlar) t\u00fckenece\u011fine dair \u00f6ng\u00f6r\u00fclerde bulunulmakta ve daha sonra bu son derece endi\u015fe verici sonu\u00e7lar\u0131n ge\u00e7erlili\u011fi, gezegenin kaynaklar\u0131n\u0131n sonsuz olmad\u0131\u011f\u0131 iddias\u0131yla genelle\u015ftirilmektedir ki bu ilke olarak kesinlikle do\u011frudur, ancak bundan \u00e7\u0131kar\u0131labilecek sonu\u00e7lar a\u00e7\u0131s\u0131ndan do\u011fru olmas\u0131 gerekmez. Dolay\u0131s\u0131yla, belirli bir alarmc\u0131 sonuca kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kabilecek gelecekteki olas\u0131 bilimsel ke\u015fifler g\u00f6z ard\u0131 edilmektedir. Elbette uzak gelecek bilinmezli\u011fini korumaktad\u0131r ve &#8220;geli\u015fmenin&#8221; gelecekteki bilinmeyen zorluklara \u00e7\u00f6z\u00fcm bulmay\u0131 her zaman m\u00fcmk\u00fcn k\u0131laca\u011f\u0131n\u0131n hi\u00e7bir zaman garantisi olmayacakt\u0131r. Bilim, sonsuzluk inanc\u0131n\u0131n (dini veya felsefi) yerine ge\u00e7mez. Bu ba\u011flamda, tart\u0131\u015fmay\u0131 zorluklar\u0131n do\u011fas\u0131 ve bunlarla ba\u015fa \u00e7\u0131kma yollar\u0131 \u00fczerine oturtmak bizi hi\u00e7bir yere g\u00f6t\u00fcrmeyecektir.<\/p>\n\n\n\n<p>Aksine, tart\u0131\u015fmay\u0131 Marx&#8217;\u0131n a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 zemine -kapitalizmin analizine- oturtarak, zorluklar\u0131 analiz etmede geli\u015fme kaydedebiliriz. Evet, gelecekte de do\u011fan\u0131n zenginliklerini kontrol etmeye y\u00f6nelik teknolojilerin t\u00fcretilebilece\u011fi bilimsel ke\u015fifler olacakt\u0131r. Ancak \u00e7eli\u015fkiye d\u00fc\u015fme korkusu olmadan iddia edilebilecek olan \u015fey, kapitalizmin mant\u0131\u011f\u0131 toplumu se\u00e7imlerini k\u0131sa vadeli karl\u0131l\u0131k temelinde yapmaya zorlad\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece, ki bu sermayenin de\u011ferlenmesiyle ima edilmektedir, yeni bilimsel geli\u015fmelerden yararlanmak i\u00e7in uygulanacak teknolojilerin yaln\u0131zca k\u0131sa vadede karl\u0131 olmalar\u0131 halinde se\u00e7ilece\u011fidir. Sonu\u00e7 olarak bu, s\u00f6z konusu teknolojilerin \u00e7evresel a\u00e7\u0131dan y\u0131k\u0131c\u0131 olma riskinin giderek artaca\u011f\u0131 anlam\u0131na gelmektedir. \u0130nsanl\u0131k, ancak sermayenin de\u011ferlenmesiyle ili\u015fkili de\u011fi\u015fim de\u011ferleri yerine kullan\u0131m de\u011ferlerine \u00f6ncelik vermeye dayal\u0131 bir toplum y\u00f6netimi tasarlad\u0131\u011f\u0131nda, insanl\u0131k ve do\u011fa aras\u0131ndaki ili\u015fkilerin daha iyi y\u00f6netilmesi i\u00e7in gerekli ko\u015fullar bir araya gelecektir. &#8220;Daha iyi y\u00f6netim&#8221; diyorum, &#8220;m\u00fckemmel y\u00f6netim&#8221; de\u011fil. \u0130kincisi, t\u00fcm insan d\u00fc\u015f\u00fcnce ve eylemlerinin tabi oldu\u011fu s\u0131n\u0131rlamalar\u0131n ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131 anlam\u0131na gelir. Geli\u015ftirdi\u011fim erken d\u00f6nem Avrupa-merkezcilik ele\u015ftirisi, Avrupa-merkezcilik kitab\u0131m\u0131n ikinci ve geni\u015fletilmi\u015f bask\u0131s\u0131nda ele al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r, k\u00fclt\u00fcralist, postmodernist ve s\u00f6zde \u00e7evreci s\u00f6yleme bir kar\u015f\u0131 duru\u015f olarak Marx taraf\u0131ndan ba\u015flat\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmay\u0131 devam ettirmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00c7evrecilerin bu sorular\u0131 kusurlu bir teorik ba\u011flamda tart\u0131\u015fmay\u0131 tercih etmeleri, onlar\u0131 sadece teorik de\u011fil, her \u015feyden \u00f6nce siyasi \u00e7\u0131kmazlara hapsetmektedir. Bu se\u00e7im, sermayenin egemen g\u00fc\u00e7lerinin, kendisinden kaynaklanan t\u00fcm siyasi \u00f6nerileri manip\u00fcle etmesine olanak sa\u011flamaktad\u0131r. Alarmc\u0131l\u0131\u011f\u0131n, emperyalist \u00fc\u00e7l\u00fcn\u00fcn toplumlar\u0131n\u0131n gezegenin kaynaklar\u0131na m\u00fcnhas\u0131r eri\u015fim ayr\u0131cal\u0131klar\u0131n\u0131 korumalar\u0131na izin verdi\u011fi ve \u00e7evre halklar\u0131n\u0131n, iyi ya da k\u00f6t\u00fc, geli\u015fimlerinin gereklilikleriyle ba\u015fa \u00e7\u0131kabilmelerini engelledi\u011fi iyi bilinmektedir. &#8220;Kar\u015f\u0131-alarmc\u0131&#8221; g\u00f6r\u00fc\u015flere, bunlar\u0131n lobilerin (\u00f6rne\u011fin otomobil lobisi) uydurmalar\u0131 oldu\u011fu (tart\u0131\u015f\u0131lmaz) ger\u00e7e\u011fine i\u015faret ederek yan\u0131t vermek etkisizdir. Sermaye d\u00fcnyas\u0131 her zaman bu \u015fekilde i\u015fler: Sermaye kesimlerinin belirli \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 savunan lobiler durmaks\u0131z\u0131n birbirleriyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya gelir ve gelmeye de devam edecektir. Enerji-yo\u011fun tercihleri savunan lobiler \u015fimdi &#8220;ye\u015fil&#8221; kapitalizmi savunan lobilerle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya geliyor. \u00c7evreciler ancak Marksist olmalar\u0131 gerekti\u011fini anlarlarsa bu labirentten \u00e7\u0131kabileceklerdir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Notlar<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>1.  Bak\u0131n\u0131z Samir Amin, &#8220;R\u00e9volution ou Decadence? La Crise du Syst\u00e8me Imp\u00e9rialiste Contemporain et Celle de l&#8217;Empire Romain,&#8221; Review: A Journal of the Fernand Braudel Center 4, no. 1 (1980): 155-67.<\/p>\n\n\n\n<p>2.  Bak\u0131n\u0131z Samir Amin, Ending Capitalism or Ending the Crisis of Capitalism?, \u00e7ev. Victoria Bawtree (Oxford, Birle\u015fik Krall\u0131k: Pambazuka, 2011).<\/p>\n\n\n\n<p>3.  Samir Amin, D\u00fcnya \u00c7ap\u0131nda De\u011fer Yasas\u0131, \u00e7ev. Brian Pearce ve Shane Mage (New York: Monthly Review Press, 2010), 135-44.<\/p>\n\n\n\n<p>4.  Bak\u0131n\u0131z Mathis Wackernagel ve William Rees, Ekolojik Ayak \u0130zimiz: Reducing Human Impact on the Earth (Gabriola Island, Kanada: New Society, 1996); Fran\u00e7ois Houtart, Agrofuels: Big Profits, Ruined Lives and Ecological Destruction, \u00e7ev. Victoria Bawtree (New York: Pluto, 2010); John Bellamy Foster, Marx&#8217;s Ecology: Materyalizm ve Do\u011fa (New York: Monthly Review Press, 2000).<\/p>\n\n\n\n<p>5.  Samir Amin, Eurocentrism, 2. bask\u0131, \u00e7ev. Russell Moore ve James Membrez (New York: Monthly Review Press, 2009).<\/p>\n\n\n\n<p><\/p>\n\n\n\n<p><\/p>\n\n\n\n<p><\/p>\n\n\n\n<p><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u00c7a\u011fda\u015f kapitalizm genelle\u015fmi\u015f tekellerin kapitalizmidir. Bununla kastetti\u011fim, tekellerin art\u0131k tekel olmayan ve dolay\u0131s\u0131yla g\u00f6rece \u00f6zerk olan \u015firketlerden olu\u015fan bir okyanusta adalar (ne kadar \u00f6nemli olsalar da) de\u011fil, b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f bir sistem olu\u015fturduklar\u0131 ve dolay\u0131s\u0131yla art\u0131k t\u00fcm \u00fcretim sistemlerini s\u0131k\u0131 bir \u015fekilde kontrol etmeleridir. K\u00fc\u00e7\u00fck ve orta \u00f6l\u00e7ekli \u015firketler ve hatta kendileri resmi olarak oligopollere ait olmayan<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":2781,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[147,40,1],"tags":[151,127],"class_list":["post-2780","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ceviriler","category-dunyadan-haberler","category-genel","tag-ceviri","tag-mucadele"],"_links":{"self":[{"href":"http:\/\/www.ogrencifaaliyeti.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2780","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"http:\/\/www.ogrencifaaliyeti.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"http:\/\/www.ogrencifaaliyeti.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/www.ogrencifaaliyeti.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/www.ogrencifaaliyeti.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2780"}],"version-history":[{"count":2,"href":"http:\/\/www.ogrencifaaliyeti.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2780\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":2783,"href":"http:\/\/www.ogrencifaaliyeti.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2780\/revisions\/2783"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/www.ogrencifaaliyeti.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/2781"}],"wp:attachment":[{"href":"http:\/\/www.ogrencifaaliyeti.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2780"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"http:\/\/www.ogrencifaaliyeti.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2780"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"http:\/\/www.ogrencifaaliyeti.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2780"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}